Adres
Çukurambar Mahallesi
1480 Sokak No:2/A Besa Kule
A Blok Kat:10 D:A37 Çankaya Ankara
Telefon: +90 532 160 40 01
E-Posta: info@azizserkanarslan.com

Av. Doç. Dr. Aziz Serkan Arslan

İletişim : +90 532 160 40 01

E-Duruşma sistemi avukatların bulundukları yerlerden online olarak taraf oldukları Hukuk Mahkemesi duruşmalarına katılmalarını sağlamak için tasarlanmış olan sistemdir. Yargı reformu kapsamındaki en önemli hedeflerden biri olan ve avukatların bulundukları yerden duruşmalara katılabilmesini sağlayan e-duruşma sistemi 2020-2021 adli yılının başında Ankara’da pilot uygulamasına başlanmış olup 18 Ocak 2021 itibariyle 535 mahkemede uygulanmaktadır. Sistem kurulum çalışmaları tamamlanan mahkemelerle birlikte Türkiye genelinde 96 tüketici mahkemesinde, 184 icra hukuk mahkemesinde, 32 kadastro mahkemesinde, 49 asliye hukuk mahkemesinde, 36 sulh hukuk mahkemesinde, 40 aile mahkemesinde, 86 iş mahkemesinde, 8 asliye ticaret mahkemesinde, 4 fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde e-duruşma sistemi uygulanmaktadır. E-Duruşma uygulamasının kullanımı için Avukat tarafından "UYAP Avukat Portalı Duruşma Sorgula" menüsünden

Cumhurbaşkanlığı, icra, iflas ve konkordato'nun mevcut yasal uygulamalarını revize etme kararı aldı. Revize sonrasında şirketlerin parçalanarak satılmasının önüne geçilmesi planlanıyor. Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre, Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı taslak üzerinde çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi. İcra, iflas ve konkordatoya ilişkin yasal uygulamalarla ilgili düzenlemenin bayramdan sonra TBMM’ye sunulması planlanıyor. Taslağa göre bir bütün olarak satılması halinde daha yüksek gelir sağlayacak şirketler ayrılmayacak, birlikte satışı yapılacak. İflas idare memurlarının eğitim almaları zorunlu hale gelirken, bir iflas memurunun eşzamanlı olarak en çok 5 dosyaya bakmasına izin verilecek. Uygun görülmesi halinde borçluyu zorlayacak sözleşmelerin feshi yapılacak, borçlu şirket sahibinin yetkileri kısıtlanacak. İşte taslak çalışmasının öne çıkan maddeleri: Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün halinde satıldığı takdirde daha

Çekişmesiz yargı işleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri kanunu ile ilk defa kanunumuzda düzenlenmiştir. Çekişmesiz yargı işleri kanunda tahdidi(sınırlı)olarak sayılmamıştır;sadece örnek olarak belirtilmiştir. Çekişmeli yargıyı çekişmesiz yargıdan ayırt edebilmek için de her iki yargı kolunu birbirinden ayırt edici kıstasları ortaya koymak gerekir. Bu kıstasları şu şekilde belirlemek mümkündür: 1) Çekişmesiz yargıda karşı taraf yoktur. Taraflar yerine ilgililer var. Bir başkasıyla mahkemenin çözeceği bir menfaat kavgası yoktur. Hal böyle olunca mahkemenin çözeceği bir uyuşmazlık da yoktur. Dava da yoktur. Onun yerine talep vardır. Aslında salt bu yönü ile çekişmesiz yargı idari bir kurumdan dilekçe ile bir şey talep etmeye benzemektedir. İşte çekişmesiz yargının

Devlet yardımı ile alacağına kavuşmak isteyen alacaklı bu iş için devletin icra organlarına müracaat ederek genel anlamda icra takibi adı verilen prosedürü başlatmak zorundadır. Alacaklının başlatmış olduğu icra takibi sürecinde borcunu rızası ile yerine getirmeyen (ifa etmeyen, ödemeyen) borçluya, alacaklının talebi üzerine öncelikle borcunu yerine getirmesi emredilir. Belirlenen süre içerisinde resmi emre rağmen borcunu yerine getirmeyen borçlunun mallarına Devlet'in cebri icra organları (icra dairesi) el koyar, bu malları satar ve satış bedelinden alacaklıya alacağını öder.  İcra organlarının alacaklının talebi üzerine alacaklıyı alacak hakkına kavuşturmak için izleyeceği yol bir zincire benzetilecek olursa zincirin halkaları hukuk kuralları ile ayrıntılı olarak belirlenmiştir. İcra takibine

Ülkemizde en yaygın sermaye şirketi türü olan limited şirketlerle ilgili 6102 sayılı TTK, limited şirketlerin genel özelliklerini muhafaza etmekle birlikte önemli değişiklikler de öngörmüştür. Bu değişlikler arasında limited şirket hisselerinin haczine ilişkin hükümler de bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK da ‘Ortakların Kişisel Alacaklıları’ başlığı altında kaleme alınan 133. madde düzenlemesi şirket hisselerinin haczine ilişkin önemli yenilikler içermektedir. 6102 sayılı TTK’nın 133. maddesi eski TTK da “Ortakların Şahsi Alacaklıları” başlığı altında düzenlenen 145. maddeye karşılık gelmektedir. 6102 sayılı TTK’nın 133. maddesinin 1. fıkrası eski TTK m. 145 hükmünden farklı olarak “bir şahıs şirketi…” ifadesi ile başlamaktadır. Esasen eski TTK’nın 145. maddesinde açıkça belirtilmemiş

İcra hukuku vasıtası ile alacaklı tatmin edilmeye çalışılırken alacaklının alacağını tahsil yetkisinin sınırlarının belirlenmesinde çeşitli ilkeler ve kurallar ortaya çıkmıştır. Bu kurallardan birisi de tatil ve talik hallerinde borçluya karşı icra takip işlemlerinin gerçekleştirilemeyeceği kuralıdır.İcra hukukunda talik halleri belirlenirken borçlunun ve üçüncü kişilerin korunmaya değer hak ve menfaatlerini gözeten doğal insan hakları ve evrensel ilkeler esas alınmıştır. Borçlunun korunmaya değer hak ve menfaatlerinden birisi de tutukluluk ve hükümlülük hallerinde kendisine karşı gerçekleştirilecek takip işlemlerinin talik edilmesi (ertelenmesi) diğer bir ifadeyle durdurulması hakkıdır.Borçlunun tutukluluk veya hükümlülük durumunun varlığı nedeniyle talik hakkını kullanabilmesi için aleyhine takip işlemleri yapılırken yasal temsilcisinin bulunmaması gereklidir.